Anayasa Mahkemesinin Çifte Standart Politikası Kurumsallaştı

nayasa Mahkemesi (AYM), 27.11.2019 tarihinde verdiği Mehmet Salih Baltaci kararında, mahkumiyetle sonuçlanan yargılama sonucunda, uyuşturucu kaçakçılığında kullanılan ve 3. kişilere ait olan bir tır ve dorse hakkında da müsadere kararı verilmesinde, mülkiyet hakkı ihlali olduğu tespitinde bulunup, hak ihlalinin giderilmesi için yeniden yargılama yapılması yönünde karar verdi.

AYM gerekçesinde, AİHM kararlarına atıf yaparak; “…AİHM kişilere, keyfi müdahalelerden korunmak amacıyla mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden tedbirlerin kanun dışı, keyfi ya da makul olmayan şekilde uygulandığına ilişkin savunma ve itirazlarını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olanağının tanınması güvencesinin sağlanması gerektiğini belirtmektedir. Bu değerlendirme ise uygulanan sürecin bütününe bakılarak yapılmalıdır.” dedi.

AYM, yerel mahkemedeki yargılamada ve temyiz aşamasında “başvurucunun iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup olmadığına dair herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasını ve başvurucunun iyi niyetli malik olduğu iddiasına dayalı temyiz itirazlarının değerlendirilmeden karar verilmesini” mülkiyet hakkına ilişkin güvencelere aykırı olduğu tespitinde bulundu.

Bank Asya kararında, Mehmet Salih Baltaci kararının aksine; başvurucunun karşı argümanlarının, yerel mahkeme ve temyiz aşamasında hiç tartışılmaması ve kararın tamamen İdare’nin argümanlarına dayandırılmış olmasında hak ihlali görülmemiş olması, AYM’nin 2014 yılından bu yana devam eden çifte standartlı, diskriminatif ve seçici tavrının yeni bir örneğini oldu. AYM, AİHM tarafından etkili iç hukuk yolu olarak tanınmasına ilişkin içtihadın devamlılığını sağlamak için siyasi yönü olmayan davalarda “kozmetik” kararlar verirken, siyasi yönü olan davalarda Hükümet’in her türlü eylemini meşrulaştırıcı bir fonksiyon ifa ediyor.

Bank Asya Siyasi ve İdari Müdahalelerle Batırılmıştı

Daha önce sitemizde yayınlanan raporda detaylı şekilde anlatıldığı üzere, Bank Asya’ya hukuka aykırı ve siyasi saiklerle yapılan müdahaleler sonucunda, bankanın ekonomik göstergelerinin kötüleştirilmeye çalışıldığı ve açıkça çarpıtılmış raporlarla bankaya el konulduğu hususları AYM tarafından görmezden gelinmişti.